Merhaba – uzun zaman oldu – ağaç dili yazmak – başlığı altındaki yazıma geçmeden önce – neden – buralara uğramadığımdan biraz – bahsetmek istiyorum – izninizle – başlıyorum –
Evet – bilgisayarım bozulduğu ve yenisini ayarlama süreçlerim uzun sürdüğü için – belli bir süreç harcamış oldum –
Belli bir süreç ise – oyun geliştirme üzerine çalışırken harcanmış oldu – evet – ciddi bir oyun geliştirdiğim söylenemez – fakat yine de – steam üzerinde – oyun yayınlamak için bir atölye hesabım onaylanmıştı –
Peki oyunu neden yayınlamadım – ??? –
Yazılım mühendisliği okumaya gittiğim zamanlardan – beri – hayalim olan bu oyun yayınlama işlemini – hiç gerçekleştiremedim – çünkü istemedim –
İstemedim çünkü – oyunların belli bir zamanı – sömürme ihtimali olduğunu düşündüm –
İyi oyunlar yapıyor muyum? – içerik olarak iyi yani – gidip birilerine zararlı şeyler öğretmeyen oyunlar yapıyorum fakat – 3D ya da 2D olarak işlevi olan – büyük oyunlar yapamıyorum – o kadar yetenekli değilim – kaldı ki – yapay zeka kodlama dönemi gelince – hazır ürünlerle oluşturulan oyunlarımı – her ne kadar zaman harcamış olsam – dahi – yayınlamak istemedim –
Benim genel mantığım – insanlara olumsuz katkı sunmamaktır –
Oyunları yaparken mesela – ifadeleri bile özenle seçmeye çalışıyorum – üstelik mücadele odaklı bir oyun olsa bile –
Bu süreçler işte beni biraz yordu –
Kitaplarımı ise ilerletme konusunda biraz zorluk çektim –
Yazmak konusunda değil ama – düzenleme süreçleri ve yayımlanmadan önce sürüyle kontrolü – kendim gerçekleştirdiğim için – sıkıldım –
Kitaplarıma geri dönmek istiyorum – fakat bir not eklemek isterim – kitapları teliflemek üzere belli resmi alanlara başvuru yapıyorum – bu başvuru süreçleri – uzun sürebiliyor – özellikle yazdıklarımın – teknik durumundan dolayı – çoğu zaman reddedilme sonucu alıyorum –
Bu daha da yorucu bir durum – fakat yapacak ne var? – bunu herkes yapıyorsa – benim özel bir durumum olmamalı – ve bunu zor olsa bile ilerletmeliyim –
(~)
Uzatmak istemiyorum – Ağaçların dili konusuna gelmek istiyorum –
Bu konu bir başka projeye – destek olmak üzere – düşünsel bir kapsam sağlamak içindir –
Bence ağaçların dili yazılırken – kesinlikle ağaçların rüzgarla olan ilişkisini sadece yapraklar ve dallar ile sınırlandırmamak gerekiyor –
Yani bence bir ağaç dili – şu hışırtılı bir dil olmalı ama aynı zamanda – uğultu ve takırtı gibi şeyler – eklenmesi gerekiyor –
Şöyle düşünün – ağaçların deliklerinden – rüzgar geçtiği zaman veya gövdelerine rüzgar vurduğu zaman – sesler çıkıyor – yağmur damladığı zaman – sesler çıkıyor – bunları ağaçların çıkarmaması – meselesi dışında bir sorun yok – gibi duruyor –
Temel sorun – ağaçların dili ise bu – ağaçların çıkardığı sesler olmalı – ama bu sesleri ağaçlar istekleriyle çıkarmış olmaları mı gerekiyor? –
Yağmur yağana kadar konuşamıyorlar mı? – rüzgar esene kadar konuşamıyorlar mı? –
Mantık ne olmalı –
Bence çözümlememiz gereken temel durum bu – eğer bu durumu çözebilirsek – o zaman – ağaçların dilini bir biçimde bulabiliriz –
Ve bu konuda bir öneri verebilirsem eğer – yine bence – ağaçların birden fazla dili olabilir – bu istemli ve istemsiz dilleri olarak ikiye ayrılabilir –
Bu sayede belki bir ağaç dili oluşturulabilir –
İstemsiz olarak dahil oldukları bir dil – garip gelebilir bu durum ama – belli anlamlar ortaya çıkacağı için – bu dilin tesadüf ya da gelişi-güzel – olayların gelişimiyle – anlamların sürekli – dönüşme ihtimali de olabilir –
Fakat durum bu şekildeyse – sesin bir defa çıkması ile – hemen unutulacak mı? – eğer ağaçlar bu sesleri sürekli hatırlıyorsa – o zaman bir sorun kalır mı? –
Kökleri aracılığıyla bu sesleri birbirlerine yayıyorlarsa ve tohumları dillerini yayıyorsa? – ne fantastik ama –
Yapraklar birer veri sağlayıcı ise – her sonbahar zamanı veri temizliği yapılarak – toprağa bir veri aktarımını ya da – depolamayı mı başlatıyorlar –
Neden olmasın – sonuç olarak kurmaca bir ortam için bir dil yapısını – mantıklı bir biçimde sürdürmek istiyorsak – bunu varsayım olarak – okurun kabulü onaylarsa – o zaman – gövde – dallar ve yapraklar sonrası rüzgar – su ve diğer doğa etkileşimleriyle – dili kurabiliriz gibi –
Eğer bunun dışında bir istemli dil kurulacaksa – o zaman çok daha karmaşık bir sisteme ihtiyacımız olabilir –
Ağaçların nasıl hareket ettiğini – yani uzama – eğilme – köklerin ilerlemesi – yapraklar – kuruma – gibi etkileşimlerin – ses veya aktarım ile ilgili durumuna bakmak gerekebilir –
Fakat bu durumlar aşırı karmaşık olabileceği için – en rahat beyin sahibi canlıların – duyu organları ile algılayabildiği bir dil kuracaksak – o zaman istemsiz bir dil – olarak ağaçların dilini kurabileceğimizi umuyorum –
(~)
Bu konuya değinme nedenim tamamen – yeni bir proje olan – agac.space destek olmaktı – (dahil olduğum bir proje)
Bildiğiniz gibi edebiyatta.com üzerinden – diğer edebiyat yaklaşımları ve denemelerine destek olmak istiyorum – kendi projelerim veya başkalarının projeleri olsun bunu – gerçekleştirmek önemli bir süreçtir –
Ağaçların dilini ve bu ağaç hikayelerini – edebiyatta üzerinde – zamanla takip etmeye devam edeceğim –
İlgili ağaç dili yaklaşımının gelişmesinin – kurmaca için önemli bir yapı sağlayacağını – ayrıca düşündüğümü belirtmek isterim – ve eğer daha önce yapılmış bir ağaç dili bulunuyorsa – diye biraz arattığım zaman – Bedri Rahmi Eyüboğlu – isimli ünlü sanatçımızın – "Ağaç Dili" Şiiri yazdığını fark ettim – içinde doğrudan Ağaçça – olarak geçen bir dilden bahsediliyor – eğer böyle bir dil yazılacak ise – bunu Ağaçça olarak – ilerletmeyi daha – Türk Edebiyatı açısından – uygun bulduğumu belirtmek istiyorum –
Ağaçça için sadece balta ve aletlerle olan ilişkisini es geçmemiz – belki Ağaçça için eksik kalabilir – Bedri Rahmi Eyüboğlu – bunu doğa seslerine ek olarak – eklemeye çalışmış yani kavramsal olarak – yani bu tercih biraz durumun istemsizliğinin ötesine geçebilir mi? – sormamız gereken derin soru – çünkü istemsiz dilin yapısında sadece doğa ile etkileşim olmasını hedeflemeyi – mantıklı görmüştüm – eğer öyleyse Ağaçça – bu istemsiz dilin bir döneminde – esaretin dili olarak mı yer alacak? – bunu yazarken bile – bir ağaç dili yazmanın ne kadar karmaşık olabileceğini – düşünür olduğum için – mutluyum – fakat uzatmak istemiyorum – en azından Türk Edebiyatımız içinde – kendi düşündüğüm kapsamı genişletebilecek – önemli bir başlangıç düşüncesini yakalamış olmaktan – daha memnun kaldım – çünkü fantastik dünyadaki karşılığı hislerimi yansıtmıyordu – mantığımı tam karşılamıyordu –
Entçe diye bir dil ise J.R.R. Tolkien tarafından – yazılmıştır – kurgusal bir dildir – yani benzer bir yapıya sahip olarak – orta dünya kapsamında ilerletilmiştir – pek bir örneği bulunmaz – belli bir kalıp ve genellikçe elfçenin – söyleniş biçimindeki farklılıkları kapsar – bu dil gürültülü – melodik ve – doğa seslerini andırır biçimde ilerletilmeye çalışılmıştır –
Bence bu Entçe – fantastik olarak belli bir kapsama sahip olsa bile – istemsiz bir dil mantığına uymamaktadır – yani istemli olarak bu dilin öğrenilemediği o kurgusal düzlem içinde belirtilir – ağaçlar bunu konuşur –
Benim önerdiğim dilde eğer bir Ağaçça yazılacak ise – bu tesadüfen çıkan seslerin – etkileşimlerin – unutulmaması üzerine kurulu – kolektif bir yankı gibi – ağaçların bildiği ama – konuşmak için çabalamadıkları – bir dil olmalı – duyumsanan bir dil –
Peki bununla hikaye anlatılabilir mi? –
Tesadüfen mi bir durum oluşacak ki – bir hikaye anlatabilsin ağaçlar? – yoksa özütleme yaptıkları gibi – istedikleri zaman – bu hikayeyi Ağaçça olarak özümseyebilecekler mi? –
Karmaşık bir düşünce odağına ihtiyacımız var gibi duruyor –
(~)